|
ERKEKLİK ELDEN GİDİYOR MU?
Y kromozomunun kaybolması yeni bir insan türüne yol açabilir !
Araştırıcıların, bir süre sonra Y kromozomunun kaybolacağı yorumunu yapmaları üzerine, daha sonra bunun görevinin nasıl devam ettirileceği konusu gündemde yerini almıştır. Bir görüş, Y kromozomu üzerinde bulunan SRY geninin “erkek yapıcı” görevinin, diğer kromozomlar tarafından üstlenilebileceğidir. Ancak ilginç olanı, Y’sini kaybetmiş bu yeni grup erkeğin, Y içeren gruptan ayrı bir tür halinde gelişimlerine devam etme olasılıklarıdır. Sonuçta yeni bir hominid türü mü gelişecek (1,5)!
Bilindiği gibi seks kromozomları olan X ve Y, çok çok yıllar önce diğer otozomal kromozomlardan gelişmişlerdir. Ama zamanla Y kromozomu 1500 orijinal genini kaybederek, gittikçe küçülmüştür. Tamamen kaybolmamasının nedeni ise, üremede avantaj sağlayan erkek gibi erkek yapma şeklinde kritik bir görev üstlenmiş olmasıdır. SRY ise bu genlerin en önemlisidir. Bir zamanlar birçok fonksiyona sahip, çok yönlü bir kromozom olan Y, yaklaşık 100 (belki 300) milyon yıl önce bir nedenden dolayı mutasyona uğrayarak erkek yapma görevi üstlendi. İşte bundan sonra Y kromozomunun kaderi de değişti. Zamanla partnerini kaybetti ve kendini yenileyecek bir eşi kalmadığı için de gittikçe ufaldı. Avustralya Ulusal Üniversitesinden Jenny Graves’e göre ise, bu gidişle, önümüzdeki 15 milyon yıl içerisinde Y kromozomu kaybolacaktır (2). Gerçekten de, Y kromozomu, diğer kromozomlarda olduğu gibi kendini eşleyecek ve bu şekilde yenileyecek bir çiftine sahip değildir. Dolayısıyla, üzerinde gelişen mutasyonlar yenilenemez ve faydalı fonksiyon da görmedikleri için, zamanla kromozomu terk ederler. Yaklaşık olarak her 1 milyon yılda, Y kromozomu üzerindeki genlerden 5 tanesi kaybolmaktadır (6). Günümüzde Y kromozomu üzerinde, toplam 1400 genden, çalışabilir durumda sadece 45 gen kalmıştır. Diğerleri yalancı genlerdir, bir zamanlar çalışan ama şimdi artık fonksiyon görmeyen.
Söz konusu Y kromozomumuz, yıllarca bir yandan erkek yönde farklılaşmayı sağlarken, diğer yandan da sperm üretimine çalışmaya uğraşmakta. Günde 150 milyon sperm üretirken, doğal olarak mutajenik faktörlerden de fazlasıyla etkilenebilmektedir. İnfertil erkeklerin yaklaşık %10-15’inde Y kromozom genlerinde kayıp, yani delesyon, ortaya çıkması bunun en güzel göstergesidir. Zamanla bu mutasyon sıklığının artması olmayacak varsayım değildir. Y kromozomundaki kayıplar, kısalmaya, kısalma da kayıplarda artışa ve infertilite sıklığının yayılmasına neden olabilir. Bu ne kadar sürer, bilinmez. Bir tahmin önümüzdeki 125.000 yıl içinde, yaklaşık 5000 nesil sonra Y kromozomunun bu günkünün sadece %1’i kadar kalacağıdır. Sonra? Erkek nesil ne yönde devam edecek, merak konusu. Böyle giderse, Homo saphiens türü de 100 – 200 bin yıl içinde kaybolacak demektir. Tüm Y kromozomu kaybolsa da, son kalan genin SRY olacağı sanılmakta. SRY de kendine bir başka kromozom üzerinde yer bulursa sorun yok, erkek türü devam eder. XX erkekler ya da bir çeşit tarla sıçanı olan mole vole’ler (Ellobius lutescens) buna örnektir. Mole voleler erkek görünümünde olup, Y kromozomları yoktur ama üreyebilirler. Çünkü diğer kromozomları SRY fonksiyonu gösteren genlere sahiptirler. Bu hayvanlar bu yolla erkeklerinin kaybolmasını önlemişlerdir. Belki bizlerde de böyle bir mekanizma gerçekleşecektir. Ya da, tüp bebek teknolojisindeki gelişmeler ileride tek başlarına oosit genomlarını birleştirerek, çocuk olmasını sağlayabilir. Belki sadece kız bebekler dünyaya gelecektir, ama insan soyu da devam edecektir (3). Bu senaryoya göre, ileride Y kromozomu taşımayan erkekler büyük oranda infertil kalacaktır. Ama üremelerini devam ettirebilen küçük bir kısmı, SRY taşıyan bu yeni genleri çocuklarına aktarmayı sürdüreceklerdir. İşte yeni gen yapısı taşıyan bu erkek grubu yeni bir türü de oluşturmuş olacaklardır. Birbirleriyle çiftleşemeyecekleri için de, aynen 5 milyon yıl önce insanların şempanzelerden ayrıldıkları gibi, gittikçe farklılaşacaklardır. Çünkü ayrı türlerin birbirleriyle birleşmelerini önleyen biyolojik mekanizmalar vardır. Yeni tür kendine yeni bir seks tarzı da keşfedecektir. ![]() Diğer yandan, her 150.000 erketen biri Y kromozomsuz doğar, buna XX erkek sendromu adı verilir. Bunlarda Y kromozomu bulunmadığı için, diğer kromozomlar üzerinde, Y’dekinin karşılığı olan genler seslerini yükseltmeye başlarlar. Gerçekten de, bu erkeklerin %10’unda, X kromozomları üzerinde, testis belirleyici genlerle ilişkili küçük bir Y kromozom parçacığının varlığı gösterilmiştir. XX erkekler üzerinde çalışan Murdoch Childrens Research Institute’den Andrew Sinclair, “Y kromozomu tamamıyla ortadan kalktığında, bu erkekler yeni bir erkek tipi mi yoksa yeni bir insan türü mü oluştururlar, emin değilim” yorumunu yapmaktadır.
Hazırlayan: Kaan Aydos |
|



Bilindiği gibi seks kromozomları olan X ve Y, çok çok yıllar önce diğer otozomal kromozomlardan gelişmişlerdir. Ama zamanla Y kromozomu 1500 orijinal genini kaybederek, gittikçe küçülmüştür. Tamamen kaybolmamasının nedeni ise, üremede avantaj sağlayan erkek gibi erkek yapma şeklinde kritik bir görev üstlenmiş olmasıdır. SRY ise bu genlerin en önemlisidir.
Söz konusu Y kromozomumuz, yıllarca bir yandan erkek yönde farklılaşmayı sağlarken, diğer yandan da sperm üretimine çalışmaya uğraşmakta. Günde 150 milyon sperm üretirken, doğal olarak mutajenik faktörlerden de fazlasıyla etkilenebilmektedir. İnfertil erkeklerin yaklaşık %10-15’inde Y kromozom genlerinde kayıp, yani delesyon, ortaya çıkması bunun en güzel göstergesidir. Zamanla bu mutasyon sıklığının artması olmayacak varsayım değildir. Y kromozomundaki kayıplar, kısalmaya, kısalma da kayıplarda artışa ve infertilite sıklığının yayılmasına neden olabilir. Bu ne kadar sürer, bilinmez. Bir tahmin önümüzdeki 125.000 yıl içinde, yaklaşık 5000 nesil sonra Y kromozomunun bu günkünün sadece %1’i kadar kalacağıdır. Sonra? Erkek nesil ne yönde devam edecek, merak konusu. Böyle giderse, Homo saphiens türü de 100 – 200 bin yıl içinde kaybolacak demektir. Tüm Y kromozomu kaybolsa da, son kalan genin SRY olacağı sanılmakta. SRY de kendine bir başka kromozom üzerinde yer bulursa sorun yok, erkek türü devam eder. XX erkekler ya da bir çeşit tarla sıçanı olan mole vole’ler (Ellobius lutescens) buna örnektir. Mole voleler erkek görünümünde olup, Y kromozomları yoktur ama üreyebilirler. Çünkü diğer kromozomları SRY fonksiyonu gösteren genlere sahiptirler. Bu hayvanlar bu yolla erkeklerinin kaybolmasını önlemişlerdir. Belki bizlerde de böyle bir mekanizma gerçekleşecektir. Ya da, tüp bebek teknolojisindeki gelişmeler ileride tek başlarına oosit genomlarını birleştirerek, çocuk olmasını sağlayabilir. Belki sadece kız bebekler dünyaya gelecektir, ama insan soyu da devam edecektir (3).
Bu senaryoya göre, ileride Y kromozomu taşımayan erkekler büyük oranda infertil kalacaktır. Ama üremelerini devam ettirebilen küçük bir kısmı, SRY taşıyan bu yeni genleri çocuklarına aktarmayı sürdüreceklerdir. İşte yeni gen yapısı taşıyan bu erkek grubu yeni bir türü de oluşturmuş olacaklardır. Birbirleriyle çiftleşemeyecekleri için de, aynen 5 milyon yıl önce insanların şempanzelerden ayrıldıkları gibi, gittikçe farklılaşacaklardır. Çünkü ayrı türlerin birbirleriyle birleşmelerini önleyen biyolojik mekanizmalar vardır. Yeni tür kendine yeni bir seks tarzı da keşfedecektir. 